Düzeltme! Profil resmi yükleme sorunu giderilmiştir.
Bilgi! Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır. Bu siteye giriş yaparak çerez kullanımını kabul etmiş sayılıyorsunuz.
SiirDefterim.Com - Türkiye'nin En Büyük Şiir Portalı
ŞİİR EKLE


ÖZLÜ SÖZ
Bilgi bir ışık gibidir. Onu kullanırsanız daha parlak olur, kullanmazsanız söner.
Alexander Everett

GÜNÜN ŞİİRİ
Tayfun Akkaya
17.2.2022 01:47:12

SESLİ ŞİİR
Neylersin
RASTGELE ŞİİR

İNCE İNCE SESSİZCE

İNCE İNCE SESSİZCE

Sessiz ve sakin yağar ince ince,
Bunun adı ahmak ıslatandır bence.

Belli belirsiz damlalarda düşer yere,
Lebi derya olur ırmaklar ve dere.

Alında görsen sanırsın ter tanesi,
Bıyıkta kalır sanırsın kar tanesi,

Yavaşça vursun her yanıma dersin,
Gizliden gizliye yaşlandığını hissedersin.

Kaput bezi gibi olur elbiselerin,
İçini alır bir titreme soğuk ve serin.

Canından bezdirir hantal eder seni,
Soğuk duş almış gibi ezer bedeni.

Kaş,göz,diline ve değer eline,
Canlar dayanmaz onun rutubetli yeline.

Yağmur diye kaale almaz benimsemezsin,
Niceler sonra yaş bir ağırlık hissedersin.

Zannedersin ıslandım sadece beden

Devamını Oku >>
Turan Bostancı
ÜYELERİMİZ
Yeni Eklenen Şiirler
Mehmet Erdoğan
26.9.2022 06:23:35

Ay Gecesi



Bir derd-i hazan vurdu beni aşk mehtabında,
Yapraklar dökülürken seyrettim dolunayı.
Eski günler alevden bir iklim ruh yadında,
Kamere uçtu gitti, mevsimlerin alayı.

Benim ikinci evim, hilalden dolunaya,
Seyrettim o yıldızlı bahçedeki köşkümü.
Yürüdüm ona doğru mavi yollardan yaya,
Giderken söylüyordum dört mevsimlik türkümü..

Oturdum nur içine, kanatlarımı gerdim,
Ruhum yıllar vardı ki güneşi görmemişti.
Hem ısındım hem tatlı binbir rüyaya erdim,
Nice seneler oldu dört mevsim dermemişim.

Dersiniz kanadın var niçin yaya yürüdün,
Donmuş uzuvları kim açabilir mehtaba.
Aysbergler eritmeye ben de aya yürüdüm
Ondan demişti bana gün ışığı merhaba.

İşte bu ay gecesi, yaşıyorum vuslatı,
Mevsimlerin tamamı, bu otağda donanmış.
Erişilmez bir huzur veriyor vuslat tadı,
Halvetin her bir anı, topyekûn bir cihanmış.

Devamını Oku

Buğra Kara
26.9.2022 00:22:22

İzdüşümü

Sana şiir yazmak da günah mı
Yahut düşünmek altı üstü bir akşamüstü
Sebepsiz hal hatır sormak
Yasak mı

İnsanın da iklimleri var
İlikleri buz kimi zaman
Kimi zaman parçalı bulutlu
İkilemleri var sonra
Rüya gerçek paydasında
Kendine düşen keşkelerin payında
Bir şiirin ortasında bazen
Bazen filmin arasında
Bazen tüm yanlışların tam orta noktasında
Virgül kadar bir zaman aralığında
Hata sağanağında
Sevda sığınağında
Aralayıp gözlerini sormak
Gündüz düşü mü sahi yüzünün izdüşümü


Devamını Oku

Buğra Kara
26.9.2022 00:12:15

Harf-iyat

Aklımın enkazı bir kaç kelime
Son sözlerim muhakkak kalbimin hafriyatıdır
İftirası çok belirgin bir pişmanlığın
Dahası kendini kendine düşman ettiğin
Uzunca bir hoyratlığın
Eğreti bir şiir
Sığıntı bir riyakar hüzün
Dilimin suikasti bir kaç kelime
Bazı sözlerim de fikrimin sarfiyatıdır
İhtirası saydam bir nobranlığın
Hevesi çatlak nefesi dar
Kafesi altın bir tutsaklığın
Süresi ömrümüm hafriyatıdır

Devamını Oku

Dila Ece
25.9.2022 23:06:58

Gerçek Ne

Tanrı gerçekten Dünya'yı düzeltmek isteseydi, bunu daha kolay yollarla yapabilirdi.
Alizm

Devamını Oku

Dilruba Bayraktar
25.9.2022 21:36:36

Varlık Acısı

Ben gibi "ben" gibi olamazsın sen !
Ben gibi bakamaz ve ben gibi düşünemezsin
Hayatın varlığını unuttuğu ben gibi
Acı çekemezsin sen
Susuzluğum, dudaklarımda dururken
Nem bekledim topraktan
Nemli toprakları bana bulup
Veremezsin!
Çünkü sen, ben değilsin.

Ne hissettiğimi nereden bileceksin?
Yanlış anlaşılmalarla dolu etrafta,
Sen "beni" nereden göreceksin?
Göremezsin sen.
Ben görüyorum
Aynı açıdan bakmadığımız o gizli aralıktan
Ben, seni gözlerimle görüyorum
Ama hissedemiyorum
Hislerimi hiçliğe bırakıp
Beni "sen" yapıyorum.
Diyorum ki sonra:
Sen gibi olamaz o
Sen gibi bakmaz ve sen gibi anlamaz
Sen seversin ama o daha kendini bulamaz.
Çabuk üzülürsün sen
Üzülürsün ve durursun öyle
Sonra içindeki olmayan inançla
Edersin belki dua.
Sen "o" olursun
Onunla yatacak ve onunla kalkacaksın!

Devamını Oku

Seyfi  Karaca
25.9.2022 18:43:04

Müzelik Beyannamesi olunca Insanlik

Is ciddiye binsin yahut binmesin, tik denilen sey madem istem disidir ve öksürügü tutunca, sidigi gelince, öfkesi kabarinca, gülmesi yikinince, cigligi kopunca, mümkünü yok gelesi ölesi yahut gidesi tetikleyince., insanin hangi amac imtihan dayanma veya ve katlanma sinirini cok cok fazlasiyla asarak acliga yokluga sevgisizlige tahammülleri zorlayip dayatan kimliksiz ve kisiliksiz sabredip nefes körelterek uzun süreli yasayabilmesi kesinlikle mümkün degildir.

Hic ama hic bir kosulda, siniri adesi sayisi miktari cesidi türüyle zorlayici sebebi her ne olursa olsun varligini hiclikle esitleyici özgürlügünden aklindan bilgisinden benligiden duyumundan hayalinden hevesinden zevkinden dugusundan düsüncesinden iradesinden vicdanindan kisacasi ve toplamda özgün insanligina dair herseyinden vazgecerek baskilayan kosullarin lüks konfor güc ihtisam gösterisliligi karsiligina makinelesmis ve esyalasmis her buyrugun kulu ve kölesi olmayi kendine yedirerek icsel avuntulara sindiren kiyassiz ve limitsiz yoksul sefillik, kimi IC GÜVEYI veya sagladigi varsillik bedelinde cocuklugunu bile dogru dürüst yasamadan beyaz gelinlige kan damlasindan kinasi yakilan duvakli gelin kizlar; veya kendi kendiliginden Ihtiyar fakat ZENGiN KOCA yahut dul fakat serveti mülklü KADIN arayisina varip teslim olan diri diri ölümlülük vakasi, iceri biriktirdigi ezikligin bütün insanligini devre disi birakan hapislik icinde kokusturup cürütmekten dolayi cekildigi yere sürüklenen cesetten baska hic bir iz ve isaret sahibi degildir.

Her an kendi kendini kazziklamanin sahtekarligina yine kendi oto kontrol dönüm kivrimlarila yakalanarak, hic bitmeyen moral bozuklugunu ve coktan beri ezilip ölüp yiterek baskalarinin buyurdugu üzere kaybettigi insanligini kabullendigi rezil rüsvaliklar karsiligina varsil yoksul statüsü her ne olursa olsun sinir bosalalarini ve dengesiz dirayetsizliklerini aldatip avutmaya dair örtüp paravanlayan dekorlar süsler markalar afyon ve ihtirslariyla doyurup besleyip yatistirmak olsa olsa ancak bir yere kadardir. O bir yerden sonrasiysa tüm sabirla denenip sinanan imtihanlar artik hic bir kodlanmis sifrelenmis kabizlik recetesi, salaga sayma ikrami, izole edici yara bandi , yalnizlastirip yoksullatiran dikis ipligi, ameliyat nesteri, afyon narkozu, degiskenlik zügürt tesellisi, ölüyü canlandiran mal mülk görsel kostüm yahut fiyaka alim satim ambalaj ve imaji, ölüm karsiliginda diyetini isteyen INSANLIGIN kendisi kadar degildir.

SABUNCUOGLU müzesindeydi, birkac sene evvelki ziyaretimde – icerde biriken agriya siziya derde sakinlestirerek iyilestirip islah ettigine dair duvardaki yazidan okumumustum- , eskilerde calip söyleyen sarkilar türküler sazlarin dokundugu perdelere nefes veren sazlarla hic bir gönül bagi disinda ard niyet gütmeksizin hatta hangi vakit hangi makamiyla MÜZiK damarindan dokunup duyarak ortak paylasimin sihirli gücünü..

Hem dalip gittigi yerden irkilip ürpererek uyanan insan tipki duyulan ilgi agina göre renklerin kisiyi ele verip iz ve isaret üzere yakalattigi gibi, eli catal bicakta bom bos ve sersem seme davranislarda akli fikri gözleri kendinde degil takildigi kayiplara yitik halini, saclarini kurcalayip biyik yüz yanak veya sakallarini karistiran, sapur supur dengesizligin dibinden nasil ki `ben burda ne ariyorum ` kadar sarsip silkeleyenlerden sonra haric devreler disi ve müzelik bir yerde kendi kendine yakalanisi gibi insanin.

Ekistirada nerde baslayip nerde sonlananagini hic bilmeden btün bilinmez belirsizliklerin toplumsal enkazini serip toplayan serbest rekabetci neo liberativ piyasa pazarinda sürekli imrenti özendigren doyumsuzluk kayitsizlik bencillik kifayetsizlik ve liyakatsizlik zaman zuhurunda, icsel birikintilerini neredeyse herkesin IC GÜVEYI yahut varlikli kadin-koca bulup ayartmaya teslim olmaktan cok daha beterlere herkesi kodlayip mayalayan hayat pahaliligi, enfilasyon, tamah, kibir, kapriss, hirs, ihtiras, yaris, görgüsüzlük, gösteris gibi gibilerin kulu kölesi olmaktan geri dönüsü olmayacak kadar duygusuz duyarsizliga yaratiklasinca insan….

Bu asabi bozuk sinirleri tepesinde siddetin ve tecavüzün hic bir SAYGINLIK SINIRI olmayan dayanilmaz noktalardan insanligin kirilganlik yeri catlayip hortlar ve gerekceli karara dayali bu yüzden de rezil kepazeligi kainatin en koyu karanlik uzaklarindan dahi duyulan hir gür kavga nizaha durmus, yapayalnizligin milyonlarca kalabaligini hic kimsenin hic kimsesi umrunda olmayan beton boklar cevrim eksenindeki bundan sonrasini pisikologlar, avukatlar, siyaset cambazlari, reklam ajanslari, danismanlar, rehberler, GLOBAL GiRISIMLI yapay zekali kafesler kapsüller program ve projeler evralarak, ÖLÜ MORGUNDAKi insanlik anatomisini TABUT faturalandirmasi üzerinden didiiik didik desip kurcalarlar.

Günümüz güncelinde istsnasiz kaidesiz kuralsiz, abesle istigal ve ne yazikkilerde esefle maalesef..!

Seyfi Karaca………Eylül / 22

Devamını Oku

İpucu: Şiirlerinizin daha yüksek okunma ve beğeni sayısına ulaşması için şiirinizin altında bulunan Whatsapp, Facebook ve Twitter butonlarını kullanarak sevdikleriniz ile paylaşabilirsiniz.